Aya Yani Manastırı
Aya Yani Manastırı

Uzaktan bakıldığında küçük bir kaleyi andıran Aya Yani Manastırı, bugün özel mülkiyette bir arsada varlığını korusa da eski ihtişamını arayan yapılardan biri… Tirilye’ye 5 kilometre uzakta, toprak bir yol, zeytinliklerden ve günebakan tarlalarından geçerek ulaşılıyor Aya Yani’ye... Kilise ismini Tirilye’nin adını veren üç papazdan biri olan Aya Yani’den almıştır. Antik liman kenti Kapanca’nın bir kilometre doğusundaki bu yapı, Ortodoksların hac yeri olarak bilinir. Yıllarca yıkıma ve tahribata uğradığından geriye çok az bir kısmı kalmıştır.  Aya Yani Manastırı içindeki kilise yıkılınca, 709 yılında Hagios Ioannes Theologos adına yeni baştan inşa edildiği söylenir. Bizans döneminde İmparator V. Konstantinus tarafından yaktırılmış ve başrahibi başkente götürülmüştür. 755’de bu kez, IV. Leon Pelekiti kiliseyi yeniden ayağa kaldırmıştır. Bursa Başpiskoposu Klemendos’un 1652’de hazırladığı bir belgede, bu kilise ile ilgili bir kararı bulunmaktadır. 1794 yılına ait bir başka belgede ise kilisenin haklarının korunduğu belirtilir. Adı geçen bu kilise 1880 yılında kısmen yanmış ve sonradan tamir ettirilerek hizmete alınmıştır. 1922 yılına kadar faaliyet gösterdiği bilinen manastır ve kilisenin, o yıldan itibaren Rumların Yunanistan’a göç etmesiyle faaliyetleri durmuştur. Bakımsızlıktan metruk hale gelmiş ve yıkılıp dökülmüştür. 

AYA YANI MONASTERY 

Resembling a small fortress, Aya Yani Monastery is still extant on a private land, albeit looking for its past glory… Located 5 km away from Tirilye, you can reach the monastery by an earth road through olive groves and sunflower fields… The church is named after Aya Yani, one in trio of priests after whom Tirilye is named. The building, located one kilometer to the east of ancient port of Kapanca, is known as Orthodox site of pilgrimage. Today, only a small part is extant because of years of degradation and devastation. As the church within Aya Yani Monastery was devastated, it was rebuilt by Hagios Ioannes Theologos in 709. During Byzantine period, it was set to flames at the behest of Emperor Constantine V, and the abbot was taken to the capital. In 755, the church was restored once again, this time by Leon Pelekiti IV. A document prepared by Bursa Archbishop Klemendos in 1652 includes a resolution about the church. According to another record from 1794, the rights of church were under protection. The church partially burned in 1880, before being repaired and put into service. It remained active until 1922, the year Rums left for Greece. Due to neglect, it became derelict and ruinous.